En iyi ve en yeni blogger temaları Tam Bir Blogda
Blogspot için her gün yepyeni profesyonel temalar hazırlanıyor. Bunları sizlere sunmaya devam ediyorum.Photoshop hiç bu kadar kolay olmamıştı.
Resimlerinize efekt uygulamak için saatlerce uğraşmanıza gerek kalmadı.Photofunia size bunu tek tıkla sunuyor.Yapmanız gereken tek şey resmi upload etmek. Tam Bir Blog logosuyla yaptığım çalışmalarla sitenin ne kadar eğlenceli olduğunu görebilirsiniz.Blogger İpuçları ve Önemli Noktaları
Daha iyi bir blog için neler yapabilirsiniz? Tüm ince noktalar,hileler, yeni ve kullanışlı araçlar...Blogger Resimli Son Yazılar Eklentisi
Bu eklenti sayesinde son yazılarınızı resimleri ve yorum sayısıyla birlikte blogunuzda gösterebileceksiniz. Hem kullanışlı hem de görsel açıdan zengin ve tasarımınıza göre ayarlarıyla oynayabilirsiniz:Blogger'a Smile Ekleyin.. Yazılarınız Şenlensin:D
Blogger'da çok smile kullanmak istemez misin. Yalnızca Firefoxta kullanabileceğiniz bu eklenti sayesinde artık yazılarınız daha renkli, daha sevimli...Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi içinizi ısıtacak...
İşte wikipedia'nın ağzından "The Curious Case Of Benjamin Button":
11 Kasım 1918'de, New Orleans insanları 1. Dünya Savaşı'nın bitişini kutlarken, bir bebek 86 yaşındaki bir adamın fiziksel görünüşü ile doğar. Bebeğin annesi doğumdan kısa bir süre sonra ölür ve babası, Thomas Button, bebeği alır ve onu huzurevinin önüne bırakır. Huzurevinde çalışan Afrikalı-Amerikan çift Queenie (Henson) ve Tizzy (Ali) bebeği bulurlar. Hamile kalamayan Queenie, bebeği kendi üstüne almaya karar verir. Bebeğe Benjamin ismini verir.
Hikâyenin akışında, Benjamin'in fiziksel gelişimi başlar. 1930'da, hâla yetmişlerinde görünürken büyükannesi huzurevinde yaşayan Daisy (Fanning) ile tanışır. Benjamin ve Daisy birlikte oynarlar.
Birkaç yıl sonra, Benjamin, Kaptan Mike nedeniyle New Orleans rıhtımındaki bir römorkörde çalışmaya gider. Boş zamanlarında, Mike Benjamin barlara ve genelevlere götürür. İlk gittiğinde Benjamin, babası olduğunu belli etmeyen Thomas Button'la tanışır. Sonra, uzun dönem iş için New Orleans'tan ayrılır.
Rusya'da, Benjamin, Elizabeth Abbott (Tilda Swinton) adlı bir İngiliz kadıla tanışır ve ona aşık olur. Yeni evli Elizabeth eşiyle birlikte İngiliz hükümeti adına casusluk işinde çalışıyor; fakat Benjamin'le bir işi vardır. Bir gün, 8 Aralık 1941 sabahında (Pearl Harbor Saldırısı'ndan sonra) Elizabeth beklenmedik şekilde ayrılır ve arkasında bir not bırakır: Seninle tanışmak güzeldi.
1945'te, Benjamin New Orleans'a döner ve yine Thomas Button'la tanışır. Thomas kendisinin babası olduğunu söyler ve Benjamin'e ev, Button aile şirketini de içeren bütün servetini miras olarak bırakır.
Benjamin, Daisy'nin New York'ta başarılı bir dansçı olduğunu öğrenir. Benjamin, New York'a Daisy ile tanışmaya gittiği zaman, Daisy'yi başka bir dansçıya aşık olmuş olarak bulur. Sonra, Paris'teki dans turu sırasında, dans kariyerini engelleyen, bir araba kazası geçirir. Benjamin Daisy'nin arkadaşlarından birinden telgraf alır ve hemen onu bulmak için Paris'e gider. Daisy'nin Benjamin'i gördüğündeki ilk yorumu Mükemmelsin olur. Sonra Daisy, Benjamin'e sırtını döner ve hayatından çıkmasını söyler. Daha sonra, Daisy, güçlü fiziksel terapilerden geçerek yürümeye yeteneğine tekrar kavuşur.
1962'de, Benjamin New Orleans'a geri döner, yeniden Daisy ile görüşür ve ona aşık olur. Benjamin, Thomas Button'dan miras kalan evi satar ve Daisy ile bir dubleks apartmana taşınırlar. Çift, Daisy'nin yaşlanırken Benjamin'in gençleşmesi olayıyla mücadele ederler. Birkaç yıl geçer, Daisy bir kız doğurur: Caroline. Benjamin, devamlı ters yaşlanma nedeniyle, uzun süreli gerçek bir baba olamayacağına inanır ve Caroline bir yaşına geldiğinde, bütün servetini ve ait olduklarını Daisy'ye bırakıp ayrılmaya karar verir.